Sıla – Vayeyla / Bir Hayalkırıklığı Hikayesi…

admin 13 Ekim 2012 0
Sıla – Vayeyla / Bir Hayalkırıklığı Hikayesi…

Hikâyemiz 2007 yılında başladı, daha önce Kenan Doğulu, Ozan Doğulu, Mustafa Ceceli, Ferhat Göçer ve Emel Müftüoğlu gibi sanatçıların arkasında back vokal olarak şarkı söyleyen Sıla 2007 yılına geldiğimizde artık bende varım dedi ve büyük bir özgüven belirtisi olarak kendi ismiyle ilk albümünü çıkardı.

Büyük kitleler tarafından benimsenen Sıla 3 yıl içinde 3 albüm çıkararak, ortalıkta Türkiye’nin en gerçek starı benim diye gezinen zevata inat, tamamını kendisinin yazdığı parçalarla milyonların gönlünde taht kurdu.

Albümlerini beğeni ile dinleyen kitlenin yanı sıra birçok kişi Sıla’yı güncel arabesk yapmakla suçladı. Fakat kendisi sadece önüne bakarak, Yoruldum, Oluruna Bırak, Köşe Yastığı, Vur Kadehi Ustam, Sevişmeden Uyumayalım, Yara Bende, Alain Delon gibi daha da aklımıza gelmeyen, birçoğu şimdiden klasik pop müziği edebiyatı denen olguya isimlerini altın harflerle kazıdı.
Hikâyemizin kırılma noktası ise Sıla’nın 9 Ekim tarihinde çıkardığı Vaveyla isimli albümün müzikseverlerle buluşması oldu. Albüm kapağında yer aldığı ismi ile Vaveyla kelimesi Arapçada Çığlık anlamı taşımakta, son albümü özetlediği haliyle;
Bu bir kişilik ihbarıdır. Kapıyı kilitlemeden, o kâbuslara yüzüstü yatmaya cesur. Bu orta direk bir yalnızlığın kıyasıya diklenmesidir. Daha katmerlisini görene ezeli mahcup. Olanlara, dillenmelere karşı mı? Haşa! Şahsi bir dinlenmedir. Bir nevi borçtur yaşananlara. Öyle bir gün çıkar gelir ki, gönlünüz rahat şöyle dersiniz: Dünya döndükçe duygularımın bekçisiyim, kelimelerin işçisiyim. Ve hayat önüme serilen asi ama bir o kadar değişken rüya. Gerçekleri onaran. Ve ömrüm, ben ne zannediyorsam öyle noktalanacak. Ne güzel… Ha fazla, Ha noksan.

Kendi ağzından dökülen satırlara bakarsak Sıla tamamen kendisi için, kısacası bu seferlik kendisi dinlemek için bir albüm oluşturmuş. Tabi haliyle ben ve birçok dinleyicisi tarafından bu kadar kısa süre içinde ciddi tepkilere maruz kaldı. Albümün bütün parçalarını dikkatle dinledim tekrar ve tekrar içime sinen toplamda tüm albüm içinde sadece 3 parça oldu.

Sırası ile albümün ilk çıkış parçası olan İmkânsız, ikincisi Zor Sevdiğimden ve Sıla’nın Linet’e 2008 yılındaki albümünde söylemesi için verdiği, sözlerini kendisinin yazdığı müziğini ise minik serçemizin oluşturduğu Aslan Gibi/ namı değer Özüme Sözüme Döndüm parçası dışında dişe dokunur pek bir şey bulamadım. Çok klasik bir eleştiri olacak ama bu albüm piyasa albümü olmuş. Yapılan bu albümün kodlarına dikkatle bakarsak üst satırlarda bahsettiğim eleştiri noktası olan,

– Kadın bildiğin arabesk yapıyor yaeee


cümlesine Sıla’nın bu sefer ciddi manada takıldığını ve bu kimlikten sıyrılmak için böyle bir albüm oluşturduğunu düşünmekteyim. Ablacım biz seni özgün, ister pop ister arabesk yaptığın için bağrımıza bastık bunu böyle bil. Bu seferlik gönlümüzdeki krediden tükettin, zaten bir süre sonra kendinde fark edeceksin neden bunu yaptım diyeceksin ve şarkında da bahsettiğin gibi ÖZÜNE SÖZÜNE DÖNECEKSİN..
Lafı daha fazla uzatmadan albümdeki en beğendiğim parçanın sözleri ile yazımızı noktalıyorum;
Niye gidemiyorum biliyor musun?
Çünkü emek verdiysen zor
Meydan okuma öyle hemen
Dur neden diye sor
Niye susuyorum anlıyor musun?
Çünkü anlattıkça zor
Bükme dudağını hemen otur o zaman
Hesabını sor
Çok sevdiğimden değil zor sevdiğimden
İyi günde burdasın
Dar günde yoksun neden
Güler ömür ağlar ömür
Farkında olmayız geçer ömür
Çok sevdiğimden değil zor sevdiğimden
İyi günde burdasın
Dar günde yoksun neden….

Cevap yaz »